BAŞARI TESADÜF DEĞİL

Başarı
nedir? Tanımsal olarak basit; Belirli bir eylemin belirli bir süre
içinde gerçekleştirilmesidir. Aynı zamanda bir hedefi gerçekleştirmek
veya bir hedefe ulaşmak anlamında da kullanılmaktadır.
Futbol
anlamında bu tanım birçok yönden sündürülebilir. Belirli bir süre nedir
mesela? Sezon bitiminde şampiyon olmak mı başarıdır? İyi oyun izletmek
mi? Genç oyuncular yetiştirmek mi? Dünya yıldızları transfer etmek mi
takımına? Hepsi mi? Doğru bir cevabı asla olmayacak bu sorunun. Daha
doğrusu doğru cevabı sürekli değişecek.
1996-2000
yılları arasındaki 4 sezonda da şampiyon olarak bu alanda hala
kırılamamış bir rekora imza attı Galatasaray. 4 yılda gelen 4
şampiyonluk; yönetim, kadro, taraftar, teknik direktör faktörlerinin her
birinin çok iyi durumda ve formda olması sebebiyle sürpriz değil
aslında. Bu şatafatlı dönemin sonunda bir de şimdiki adı Avrupa Ligi
olan kupa ikiyi yani UEFA Kupasını kazandı Galatasaray. İmkansız olanı,
kimsenin ihtimal vermediği bir şeyi başardı. Başarmak kolay olmasa da
başarı kolay fark ediliyor. Bu şatafatlı dönemin sonunda başta teknik
direktör Fatih TERİM olmak üzere bu süreçte öne çıkan birçok oyuncu
Avrupa kulüplerinin yolunu tuttu. Kimisi başarılı oldu kimisi de saman
alevi gibi çabuk söndü.
Sene
2002 Taraftar desteği iyiydi. Tek sezonluk geçici bir yönetimle
Terim’in yerine gelen Lucescu iyi işler yaptı. Bir önemli Avrupa kupası
da o kazandırdı. Şampiyon da yaptı ama gönderildi. Başarılı olsanız da
bazen yetmiyor demek ki.
Sene
2003 Fatih TERİM yeniden yuvaya döndü. Bıraktığı kadrodan pek eser
kalmamıştı. Hoca daha tecrübeli döndü burası kesin. Yönetim eski yönetim
kadar güçlü değildi belki ama yine büyük isimlerden oluşuyordu.
Taraftarı zaten söylemeye gerek yok. Kadro? İşte o konu biraz
sıkıntılıydı. Kim istedi, kim transfer etti, kim oynattı-oynatmadı
konularına girmeye gerek yok. Etmenlerden biri rakiplere göre zayıftı.
Sonuç olarak başarısız bir dönem diyebiliriz.
Bir
sonraki şampiyonluk için 10 yıl beklemesi gerekti Galatasarayın.
Yönetim aynıydı, teknik direktör Belçikalı GERETS, taraftar malum,
kadro? Dünya yıldızları yoktur tabi. Hatta rakiplere göre daha zayıf da
denebilir ama diğer faktörlerin ağırlığı da önemsiz görülmemeli. Son
haftada da olsa Galatasaray şampiyon oldu. Başarı mı? Evet.
2008.
Teknik direktör Frank Rijkaard. Taraftar her zamanki gibi. Transferler
falan yapılmış yıldızlar alınmış. Yönetim yeni. Aktif ama acemi de aynı
zamanda. Bir şeyler yolunda gitmemiş ve sac ayaklarından biri olan
teknik direktör değişmiş olsa da Cevat Hoca süreci iyi idare etmiş ve
şampiyonlukta büyük pay sahibi olmuştur. Başarı mı? Evet bu da başarı.
2012
yılına kadar bekleyecek Galatasaray yeni bir şampiyonluk için. Yönetim
güçlü, kurulan kadro lig seviyesinin üzerinde ve uyumlu, hoca yeniden
TERİM, taraftar her zamankinden daha coşkulu ve yeni stat… O kadar bariz
ki başarı. Nitekim 2 şampiyonluk gümbür gümbür geldi. Sonra
tatsızlıklar ve bir dönemin daha kapanışı.
2015
yılı. Yönetim iyi sayılmazdı ama ortaya çıkan bilanço kötü olmadı.
Taraftar takımın yanındaydı. Rakiplerle yarışabilecek seviyede iyi kadro
kuruldu. Teknik direktör üst düzey olmasa da oynanan futbol sonuç
almaya yetti. Rakiplerin daha zayıf olması da göz ardı edilemez ama
başarısız bir sezon denemez. 20. Şampiyonluktu ve 4. Yıldız, şanlı
armamızda yerini aldı. Diğer yıldızlarda olduğu gibi 4. Yıldızı da ilk
takan takım olduk üstelik.
Geldik
2018 şampiyonluğuna. Sürpriz ama uyumlu bir yönetim, Hoca Fatih TERİM,
taraftar hep takımla. 2 şampiyonluk daha ekledik böylece haneye.
2020?
Yönetim aynı ama geçen iki sezon kadar başarılı ve uyumlu değil. Gerek
ekonomik gerekse yönetimsel problemler sebebiyle başarılı kadrodan
kopmalar olsa da telafi edilebilmiş, hoca yine çok şükür TERİM, taraftar
takımı asla yalnız bırakmıyor. Burda biraz çaba gerekiyordu ve Fatih
Hoca ve taraftar o fedakarlığı yaptı. Ta ki Korona salgınından dolayı
maçlar seyircisiz oynanmaya başlanana kadar. Herk takım için geçerli
olan bu durumdan en çok etkilenenlerden biri Galatasaray oldu. Birden
fazla sac ayağından mahrum kalındı üst üste alınacak 3. Şampiyonluk
yolunda. Nitekim rakiplerin kadro kalitesi ve şampiyonluğa açlıkları
gibi etmenler de dahil olunca sonuç bizim için hüsran oldu.
Bu
sezon adına bir şeyler söylemek için henüz erken ama Fatih Hocaya
rağmen rakiplerden üstün olmayan kadrosu, etkisi az ve zayıf yönetimiyle
taraftarından yoksun Galatasaray’ın işi hiç kolay olmayacak gibi.
Hocanın her geçen sezon daha fazla fedakarlık yapması gerekiyor. Umarım
sezon içerisinde değişimler olur ve her anlamda güçlenilir. Geçmişten
görüyoruz. Başarı tesadüf değil.
Not: Eklemek veya düzeltmek istediğiniz kısımlar varsa yorumdan yazabilirsiniz.

Yorumlar