DÜŞLER TİYATROSUNDA BAŞROL GALATASARAY
Her ne kadar formsuz ve birçok eksiği olduğu haftalardır söylense de rakip bu turnuvanın mihenk taşlarından biriydi. Ayrıca eksiklerine ve formsuzluklara rağmen sahaya çıkan kadro da hiç yabana atılacak oyunculardan oluşmuyordu.
Ev sahibi taraftarlar her ne kadar maçın ikinci yarısının ilk 20 dakikasında kurulan baskıda ciddi şekilde itici güç olsa da Galatasaray taraftarı Dünyanın neresinde olursa olsun takımının her zaman yanında olacağını bir defa daha gösterdi ve maçın tamamında hiçbir taşkınlık yapmadan, sesleri kısılırcasına yaptıkları tezahüratlarla resmen taraftarlık dersi verdi.
2. yarının ilk bölümlerindeki baskılı oyunları hariç rakiple kafa kafaya bir oyun izlemek bizleri çok mutlu etti. Böyle bir deplasmanda ne yaptığını bilen, ayağı yere basan bir oyun oynamak da her yiğidin harcı değil. Okan Hoca iyi hazırlık yapmış ve yapılan analizleri iyi uygulattı fakat bunu da ancak elinde kaliyeli oyuncular varsa gerçekleştirebiliyorsun. Bu olmazsa olmaz etmenler bir araya gelip de üstünde Galatasaray taraftarının desteği eklenirse bahsettikleri düşler tiyatrosunun seyircisi değil oyuncusu oluyorsunuz.
Takımda sırıtan ve aksayan bir yan yoktu. Bu tarz büyük maçlar için tecrübe eksiği olan oyuncular her zamanki performanslarını gösteremeyebilirler fakat genç oyuncularımız da tutuk değildi ve herkes üzerine düşeni fazlasıyla yaptı.
Özellikle son dönemde Kaan Ayhan dikkatimi çekiyor. İlk 11 de başladığı maçlar veya sonradan dahil oldukları farketmeksizin hangi mevkide olursa olsun verdiği mücadele takdire şayan. Beklentimin üzerinde katkı veriyor. Türk statüsünde oynuyor olması da cabası. İyi ki dediklerimden oldu. Tete sanırım halen uyum sorununu atlatamadı veya kişisel bir takım sorunları olabilir fakat Florya’nın suyundan birkaç litre daha içerse onun da takımı ve taraftarı özümseyeceği ve aidiyet hissinin arttıktan sonra tıkır tıkır oynayacağı ve katkı vereceği kanaatindeyim.
Ndombele oynadığı kısımda gelecek adına ciddi umut verdi. Orta sahada Torreira’nın yanına en büyük aday gibi görünüyor. Sergio yapmaması gereken basit top kayıplarını yapmaya devam ederse bu derin rotasyonda forma şansı bulması zor. Mertens’in akıllı oyunu, Barış Alperin fiziği ve hızına dahil ettiği paylaşımcı oyunu, Davinson ve Abdülkerim’in hızlı uyumu ve Icardi’nin yorum yapması zor olan icraatleri de diğer dikkat çekenler.
Bu deplasmandan 1 puan almak bile birçoğu için makul sayılabilirdi. Galibiyet, Kopenhag maçında bıraktığımız 2 puanın telafisi oldu. Bence Bayern’den 2 maçta 1 puan alabilirsek ve Bayern diğer maçlarını kazanırsa biz kendi göbeğimizi kendimiz rahatlıkla keseriz. Galatasaray’a inanmaya ve desteklemeye devam edeceğiz.

Yorumlar