ALANYASPOR'U RAHAT GEÇTİK
Şampiyonalar Liginde Manchester United maçı öncesinde konsantrasyon sorunu yaşanabileceğinden korktuğum Alanyaspor karşılaşmasında farklı bir galibiyet aldık.
Milii aradan sakatlıklar ve yorgunluklar atlatılmış dönmek avantajdı. Abdülkerim’in ciddi bir sakatlığının olmadığını öğrenince derin bir nefes aldım. Umarım maç içinde sakatlık yaşayan ve tedbir amaçlı oyundan alınan Davinson’da da önemli bir şey yoktur.
Her ne kadar iyi oyunla farklı kazansak da rakip Alanyaspor’un silik oyununu da es geçmemek lazım. Alanyaspor kötü bile oynamadı. Ndombele’nin milli ara sonrası formsuz Alanyaspor karşısında denenmesi çok mantıklıydı ve bekleniyordu. Harikalar yaratmadı ve rakip dirençli değildi ama fizik olarak aşama kaydettiği çok belliydi ve daha iyi olabileceğinin sinyallerini verdi.
Kaan bildiğimiz gibi nerde görev verilirse orda elinden gelenin en iyisini yapmaya devam etti. Sol bekte Kazımcan yerli kontenjanı ve Angelino belirsizliğiyle birlikte diğer alternatif Abdülkerim de sakat olunca tek seçenek olarak ilk 11 deydi. Zorlayan olmamasının da etkisiyle ileri daha fazla çıktı ve savunmada daha az hata yaptı. Fakat yine de oyununun Galatasaray seviyesinde olmadığı görüşündeyim.
Asıl ve uzun zamandır beklenen değişiklik ise hücumda Icardi’nin arkasında oynayan üçlüdeydi. Geçen senenin aksine Kerem’in zaman zaman saç baş yolduracak seviyeye gelebilen oyunu takımın genel ahengini bozuyordu. Sağ kanatta Ziyech ve Tete ikilisinden istenen verim alınamıyor ve bu Boey’in etkinliğini de azaltıyordu. Kerem forvet arkasında oynadığı için mecburen yedek kalan Mertens’de sonradan oyuna dahil olduğunda yeterince verimli olmuyordu. Böylelikle Icardi yeterince beslenemiyordu ve girilen pozisyonlar da değerlendirilemediğinde ortaya büyük bir hayal kırıklığı çıkıyordu.
Ne Icardi’den ne Kerem’den ne de diğer hücum oyuncularından katkı alınamayan düzenden neyse ki bu maçta vazgeçildi. Okan Hoca’nın belki de en önemli yönlerinden birisi bu tavrıdır. İnatçı değil ve sürekli değişim halinde.
Mertens’e özellikle değinmek gerekiyor. Sağda hareketli Barış Alper Yılmaz ve solda eski günlerinden emareleri her geçen gün artıran Zaha’nın oyunlarını da doğrudan etkileyen bir Mertens sahadaydı. Bununla da kalmadı hem asist yaptı hem de 2 gol attı. Tartışmasız maçın en flaş ismiydi. Asisti Icardi gole çevirirken attığı ikinci golde de asisti Icardi’den aldı. Bu da aklıma Kerem-Icardi uyumunu getirdi. Acaba bu uyumdaki marifet Kerem’de değil de tamamen Icardi’de miydi?
Mertensin ceza sahası dışından attığı muhteşem gol unutulmazlar arasına girdi. Bu unutulmaz bir başka unutulmazı hatırlattı. Sneijder’in Orduspor’a attığı golü..

Yorumlar